Dün gece yatmadan önce yatakta girdiğim meditatif hal, uzun zamandır hayatımda olmayan ama kendimi bildim bileli derinlerde biryerlerde hissettiğim ama aslında hiç bu hayatımdan olmadığını da bildiğim düğüm gibi tek korku halini açtı. Katman katman yaşadım her seferinde yüzleşmekten kaçındığım bu gizemli travmayı bu kez. Meleklerim yanımdaydı, rehber konseyim yanımdaydı büyük bir karanlık bütün benliğimden geçerken, sakince izledim olup biteni, Sevgili Gaia'dan bu garip enerjiyi topraklaması için izin istedim ve yavaş yavaş o karanlık, o direnç ve anlamsız boşluk dolu düşük enerjiyi merkez güneşe yönlendirdim.

Üzerine o kadar rahatladım ki, Şero'yla şakalaşa şakalaşa hayal kura kura bir süre daha eğleşip uyudum.

Bu sabah dünkü deneyimin geçmiş bir ölüm olabileceğini düşünürken cevap Arkturus konseyinden geldi. "Of course, it is never a walk in the park to deal with the types of tragedies you experienced on Atlantis, Lemuria, and even the Orion Wars."

En çok kurtulmak istediğim travmanın, en eski ve en derin bu savaş anısı olduğunu biliyorum artık. Ve dün gece bu yarayı salıverdiğimi de biliyorum.

EN harika olan, en müthiş zamanlarda yaşadığımı biliyor olmam. Bütün zamanları toparlayan, bütün insanları toparlayan. BİR yapan 🙂

Mesajın tamamı aşağıdaki linkte :*

Telif Hakkı © 2022 Tüm Hakları Saklıdır